Şimdi biliyorum. Dünden beri kafamın içinde dönüp duran meselenin ne olduğunu.
Zamanlaması tam anlamıyla ilahi bi şaka olsa da, yine istediğim şey, artık onu istemediğimde geldi.
İnandım; çok kolaydı inanmasam işim.
Güvenemedim ama. Güvenemiyorum. Geri tutuyorum kendimi, çekiyorum, sırtımı dikiyorum, kuyruğumu sallıyorum kırbaç gibi.
Şimdi çok tuhaf, ip üstünde bi dans var önümde.
Gelip kendin ol yanımda dedi, içtenlikle dedi ama ben hatırlamıyorum ki kimdim ben? Ne severdim? Ne isterdim?
Şimdi, kendin olma zamanı evet ama bunu ancak tek başıma yapabilirim. Ne kadar sürer bilmiyorum. Sonunda ne olur bilmiyorum. Belki gerçekten, dediği gibi pişman olurum sonunda ama hayat biraz da güzel yenilmek değil midir?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder